handeyenerdy5

Hande Yener’i en son MTV’nin EMA partisinde izlediğimde ?Nasıl Delirdim? ağırlıklı repertuarı (dört şarkıdan üçü) ve Romeo dönemindeki saçlarına yaptığı dönüşle, geleceğine dair umut vermişti. Geçtiğimiz Cumartesi verdiği konserde tanıtacak yeni materyali yoktu ve düşüşünde önemli rol biçtiğim Kemal Doğulu da eşlik ediyordu kendisine. Önyargıyla gittim yani ama ne yalan söyleyeyim bu kadar eğleneceğimi tahmin etmemiştim.

Açılış olarak Kemal sahneye çıktığında beklediğimizden fazla şaşırttı bizi. Fazlaca vocoder destekli sesi ve bildiğimiz şarkılarını bekliyorduk fakat kafasına taktığı kocaman kırmızı boynuzlar ve kırmızı eldivenleri sayesinde herkesin ağzı açık kaldı. Etrafımdaki genel görüş ?en azından cesur, beni s*ksen o halde sahneye çıkmam? şeklindeydi. Cesaretini alkışladık, ?Bir Yerde?ye suçlu zevkler duyarak eşlik ettik, ?Mazeretim Var Asabiyim Ben?i Hande’nin setlist’inden çalmasına kızdık ve Yonca’nın çok eski ve çok güzel şarkılarından biri olan ?Haberin Olsun?la biraz geçmişe gittik. Mini konserinde durgun bir parça için çok doğru bir seçimdi bence. Sonrasında Hande için sahneye yaklaşmaya başladı mekanın kapasitesini pek de zorlamayan az sayıdaki izleyici.

n522672980_901469_4279

Zamanında üstüne düşseydi Hande’nin büyük, esaslı konserlerde, başarılı sahne şovlarında önemli bir isim olacağını düşünüyordum. Son garip albümüyle kitlesinin çoğunu kesip atmadan önce halen bu şansı vardı. Şimdi ise Studio Live gibi konser alanı olmak için oldukça küçük yerlerde çıkıyor. Hani en azından geçen seferki gibi Maslak Refresh Venue’yü doldurmayı deneyebilirdi.

Tabi bunlar Hande’nin bizi eğlendirmesine engel değil. Evet dev ekranlar altında farklı farklı kostümlerle izlerken eğleneceğimiz gibi değil ama Hande’yi Hande yapan şarkılar azıcık bile eskimiş değiller. Sahneye şaşırtmayarak Hipnoz’la çıkıyor, hiç tempoyu düşürmeden Romeo’ya geçiyor. Elektronik döneminin bu en büyük hit’i sağolsun kalabalık geçiyor kendinden. İki çok güzel kız dansçısı ve Demren rap yaparak şarkılara eşlik ediyor. Rap’i her şeye bulaştırmayı adet edinir oldu insanlar ama Hande zamanında Ege Çubukçu’yla beraber erkenden yakalamıştı bu trendi. Bu konserdeki bazı rap vokalleri de Ege’nin yaptıklarının aynısıydı.

Hande’nin ?Kutsal Üçlü?sü diye anabileceğim ?Acele Etme?, ?Kim Bilebilir Aşkı? ve ?Kelepçe? peşpeşe söylendi konserde. Ben o arada bağırarak etrafımdakilere bunların Hande’nin en güzel şarkıları olduğunu söylemeye çalışıyordum. Zaten dans ve coşku bu sıralar öyle arttı ki kimse karşı çıkmadı iddiama. ?Biraz Özgürlük? çaldığında bunun da dördüncü sıraya yerleşeceğine karar verdik (Bu listeye rağmen en iyi albümü kesinlikle Nasıl Delirdim’dir). Kibir’de, Romeo’da, Biraz Özgürlük’te artık Hande’nin stiline dönüşen dans hareketlerine eşlik ettik. Hipnoz’u 8-9 kere söylediğinde de koreografi vardı ama o diğerleri kadar coşturmadı niyeyse. Tabi Hande en büyük feedback’i bu şarkıda aldığını iddia ederek tekrar tekrar söyleyip durdu. Hani alkolden dolayı bizler kanmış olabiliriz de kendisini kandırmamalı en azından.

n506257318_850676_1260

Listede durgun şarkı hiç yoktu, bu da bir konserdense bar programı izlediğimizi hatırlattı bize. Halbuki ?Armağan?, ?Bir İz Gerek?, ?Sorma? gibi şarkıların atlanmasının suç sayılması lazım. Sahne düzeninde hiçbir espri yoktu. Tepeden halatlar bağlanmış ve kenara doğru açılmışlardı sadece. Son albümün güzel şarkılarından ?İp?i söylerken Hande bunlara sarıldı, tutundu. Söylediği diğer yeni şarkılar o kadar kötü seçilmişti ki eskilerin yanında olduklarından daha bile beter gözüktüler. Pinokyo, Yaban Gülü, Yarasa bir single’ın b-side’ı bile olamayacak kadar fuzuli şarkılar. İyi Günler’i daha en başta söylemesine sevindim, dediğim gibi İp güzeldi ama genelde konserlerin albümlere duydurduğu sempati bu Studio Live performansı ve Hipnoz albümü arasında hiç yoktu. Zaten olacak olsa kötü albüm demezdim, dinledikçe seveceğiz derdim vaktinde.

Velhasıl Hande istediği kadar garipleşsin veya durumu farkedip ana akım müzik piyasasında savaşmaya devam etsin; her halukarda eğlendirebilen biri olacağı kesin. Keşke yüzlerle ifade edilen bir kalabalık yerine, binlerce kişinin dolduracağı arenalarda olsaydı bu durum ama kendisinin şikayeti yoksa biz de çenemizi kapatabiliriz. ?Apayrı?, ?Nasıl Delirdim? gibi firesiz albümlerinin eskimesine daha çok var ne de olsa.